Ama düşüncelerim doğru!

dogruyanlis

Düşüncelerden ayrışma sürecinde karşımıza çıkan bazı düşünceler, “ama bu doğru!” diyebilir. Bir düşünce ya da herhangi bir eylemimizin “doğru” olup olmadığı konusunda kafa yormak kimi zaman enerji ve dikkatimizin büyük kısmını tüketir.

“Doğru” kavramı söze dökülebilen belli kurallar ile tanımlıdır. Kurallar, günlük yaşamımızı kolaylaştırdığı için son derece işlevsel ve pratik referanslardır. Kurallara uymak, toplu yaşayış içinde hem bireyin, hem de toplumun rahat hareket etmesini sağlar. Kuralları ve onları kullanıyor oluşumuzu destekleriz. Çoğu zaman kurallara uyma eylemimizi başka kavramlarla destekleyerek pekiştiririz. Genel olarak kabul gören “doğru” tanımlaması da bunlardan biridir.

Kimi zaman neyin “doğru” olduğu konusu zihnimizi gereğinden çok meşgul edebilir. Kurallarımızı “esnek” bir biçimde içselleştirmez isek, kurallar yaşantımızı kısıtlayan “engelleyicilere” dönüşebilir.

İnsan herhangi bir konuda “doğru olanı yapma” konusuna tüm dikkat ve enerjisini harcar ise, “makul ya da en temelde değer verdiği kavramlarla uyumlu olanı yapmaktan” uzaklaşabilir. Çünkü insanın “doğru” olduğunu düşündüğü şey “değer verdiği kavramlara göre davrandığı durumda” yapacağı şeyden farklı olabilir.

Bir örnek:

İnsan temiz olmalıdır.
Temiz olmak hastalıklara karşı koruyucudur.
Hastalıklardan korunmak istiyorsam temiz olmalıyım. Temiz olmazsam hasta olurum.
Temiz olmak için ………. yapmalıyım. (örnek: her gün banyo yapmalıyım)
Temiz olmak için ………. yapmalıyım. (örnek: her yemekten sonra iki kez el yıkamazsam temiz olmam)
Temiz olmak için ………. yapmalıyım. (örnek: her yemekten önce ve sonra ikişer kez 20 dakika boyunca el yıkamazsam temiz olmam)

Bu düşünce silsilesi, kendini “-meli, -malı” ifadeleri ile gösteren yaşam kuralları ile doludur. Silsilenin en üst basamağındaki kural, hemen herkes tarafından daha fazla kabul gören net ifadeler içerir. Ama alta doğru indikçe kurallar kişiselleşir ve değişir. Kimi zaman bu kurallar öyle değişir ki, kişinin kendisine de saçma gelmeye bile başlayabilir: obsessif-kompulsif bozukluk da denilen bu durumda kişi, kendi koyduğu ve saçma olduğunun farkında olduğu kurallar tarafından yönetilir hale gelir.

Kişinin bu inançları (kuralları) doğrultusunda yaptığı şeyleri düşünelim. Kişinin temiz olmak için el yıkaması “yanlış” mıdır? Buna kolaylıkla evet diyeceğimizi sanmıyorum. Kişinin el yıkama örüntülerinin giderek değişmesi ve kişisel hale gelmesi sonucunda her yemekten önce ve sonra ikişer kez 20 dakika boyunca el yıkaması “yanlış” mıdır? Bu soru ile ilgili vereceğimiz cevabın şu olmasını umut ediyorum: “bu soru uygun bir soru değil”. Çünkü herhangi bir davranışı değerlendirirken “doğru” ve “yanlış” dışında başka değerlendirme eksenleri de olabilir. İşime yarıyor mu, bana yardımcı oluyor mu? bunlardan biridir.

Herhangi bir davranışımızın gerekçesi olarak o davranışın “doğru” (yapılması gereken şey) olduğunu savunuyor isek, yaşantımızı kendi kendimize bir yerlerden kısıtlıyor olabileceğimizi aklımıza getirmekte fayda var.

Aynı şekilde bize rahatsızlık veren bir düşünceden ayrışmaya çalışırken “ama bu düşünce doğru” diyen başka düşünceler geldiğinde de şunu söyleyebiliriz: “Ee, yani?”

Egzersiz
-meli -malı yakalama

Bu egzersizde gün boyunca -meli / -malı şeklinde ifade ettiğiniz tüm cümlelerinizi izlemenizi öneriyorum.

Her "...... yapmalıyım, olmalı" vb. dediğinizde bir kenara küçük bir işaret koyun.

Sonra şunu düşünmeye zaman ayırın: bu -meli -malı'lar benim (yaşamım) için geliştirici mi? Yoksa kısıtlayıcı mı? Ne açıdan?
0

%

Sitedeki egzersizlere yalnızca bakarak "mantığını anladığı" için uygulamayan ve yeterince fayda göremeyen okuyucu yüzdesi.

Farkındalık ve anın içinde olma

Farkındalık ve anın içinde olma

Ayrışma

Ayrışma