Gözlemci zihin öne çıksın

Zihin sürekli bir şeylerle uğraşır: planlama yapma, yargılama, karşılaştırma, değerlendirme, sınıflama, hayal etme, görselleştirme, analiz etme, düşleme, imgeleri gözümüzün önüne getirme vb.

Geliştirilebilir ve üzerinde çalışmaya değer becerilerden birisi, bunu yapan zihnimizi “dışardan” gözlemektir.

Zihin her an düşünce üretir ve çoğu zaman zihnimizin ürettiği düşüncelerin “içerisinden” yaşama bakar ve yaşantılarımızı yorumlarız. Kendi düşüncelerimize ve düşünceyi üreten zihnimize dışardan bakma becerisini geliştirmek son derece yararlı olabilir.

Bu kontrol becerisini geliştirmek, sürekli düşünce üreten “analitik” zihnimizi değil de, dikkatimizi ve odaklamamızı kontrol eden beyin alanlarını daha fazla kullanmamız anlamına gelir. Bunu yapabilmenin yollarından birisi ne ile uğraşıyor isek var olan tüm dikkatimizi şu ana ve o işe vermeye çalışmak olabilir.

Çalışan zihnimiz; adeta “Karanlık, melankolik ve ürkütücü” temalarla sürekli aynı temaları güncel olaylara uyarlayarak yayın yapan bir radyo kanalı gibidir. 24 saat yayın yapar ve kendimizle ilgili neyin eksik, yetersiz, zayıf olduğunu sürekli tekrar tekrar programa verir. Gelecekte olabilecek kötü olaylara ilişkin uyarı programları yapar, geçmişteki olumsuzlukları sürekli hatırlatır. Çok nadir olarak keyifli yayınlar da yapar. Sürekli bu yayının açık olduğu ve bizim de dikkatimizi yayına verdiğimiz bir evde, her an tetikte ve sürekli huzursuz olmak kaçınılmaz gibidir. Ne yazık ki, bu radyoyu kapatmamızın herhangi bir yolu yok. Maddeler, alkol gibi şeylerle adeta bu radyoya kısa devre yaptırabiliriz ama eninde sonunda yine çalışıp yayınına devam eder.

Radyo açıkken başka şeylerle uğraştığınız oldu mu? İşte tam bunu yapmamız gerekiyor.

Radyo kanalından yayın yapılan düşünceler, lisan parçacıklarından ya da görüntülerden oluşur. Radyo yayını için zihnimize teşekkür etmek ve işimize bakmak (yaşamı dolu dolu, verimli geçirmek adına) mümkün olabilir mi? Radyo yayını kendi kendine çalmaya devam etse, biz de bizim için asıl önemli olan şeylere dikkatimizi versek? Yani gözlemci zihnimizi “düşünce üreten” zihnimizden çekip; dikkatimizi, odaklanmamızı ve farkındalığımızı bizim için gerçekten işe yarayacak şeylere ayırsak, acaba nasıl olur? Bu durumda radyonun sesi yalnızca cızırtı şeklinde bir “zemin aktivitesi” olarak yaşantılanabilir mi? Radyo işe yarayan bir şey yayınlıyorsa, onu her zaman dinleyebiliriz, nasıl olsa 24-saat yayın yapıyor.

Bu bölümün egzersizi, Steven Hayes’in Get out of your mind and into your life isimli kitabından uyarlandı.

Egzersiz
Bir tren istasyonundasınız. Hemen önünüzdeki tren yolunda düşünceleriniz var. Sonsuz sayıda vagon, birbiri ardına eklenmiş. Amacınız istasyonda beklemek, ama bu pek de mümkün değil. Bir anda kendinizi vagonlardan birine atlamış giderken buluyorsunuz. Düşüncelerimize kapılıp gidiyoruz. Geliştireceğimiz şey, bunu farkettiğimiz anda vagondan inip, kendimize kızmadan, sakince istasyona dönmek ve yeniden vagonları izlemeye kaldığımız yerden devam etmek...
Farkındalık ve anın içinde olma

Farkındalık ve anın içinde olma

Ayrışma

Ayrışma